Neden her şeyi aşırı düşünüyorum?
- Naz Lal Mutlu
- 26 May 2025
- 2 dakikada okunur
Bu Beyninizin Sizi Koruduğunu Gösteren Bir İpucu
Hiç saatlerce, hatta günlerce, söylediğiniz bir şeyi tekrar tekrar düşündüğünüz oldu mu? Ya da verdiğiniz bir kararı sorgulayıp durduğunuz, doğru olup olmadığını sürekli tarttığınız? Belki de neden aklınızdan çıkmadığını bile bilmiyorsunuz ama o sahne, zihninizde tekrar tekrar dönüp duruyor.
Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa, yalnız değilsiniz. Aşırı düşünme, özellikle hayat belirsiz veya duygusal olarak yoğun olduğunda, pek çok kişinin deneyimlediği bir şeydir. Aslında beyniniz, sizi güvende tutmaya çalışıyor.
Aşırı Düşünme Nedir?
Aşırı düşünme, beyninizin sadece düşünmekle kalmayıp döngüye girmesi durumudur. Şöyle bir zincirle ilerler:
"Garip bir şey mi söyledim?" → "Artık benden nefret edecekler." → "Bu ülkede asla arkadaş edinemeyeceğim."
Tanıdık geldi mi?
Bu, dramatik ya da aşırı hassas olduğunuz anlamına gelmez. Sinir sisteminiz yüksek alarmda—bu duruma hipervijilans denir. Beyniniz dünyayı (ve kendi davranışlarınızı) sürekli tarayarak yanlış gidebilecek her şeyi tespit etmeye çalışır, böylece önceden hazırlıklı olursunuz.
Sanki beyniniz bir havaalanındaki güvenlik görevlisi gibi çalışıyor; sadece bavulları değil, sosyal, profesyonel veya duygusal anlamda hata yapabileceğiniz her şeyi kontrol ediyor.
Bu Nereden Kaynaklanır?
Birçoğumuz aşırı düşünmeyi bir başa çıkma mekanizması olarak geliştiririz, özellikle de:
Büyürken tahmin edilemeyen veya güvensiz bir ortamda bulunmuşsak
Sürekli eleştirildiğimiz, yanlış anlaşıldığımız veya göz ardı edildiğimiz durumlar yaşadıysak
Göç, tükenmişlik veya ilişki kaybı gibi büyük yaşam değişiklikleriyle karşılaştıysak
Sinir sistemi, "Rahat olmak = Hazırlıksız yakalanmak" düşüncesini öğrenirse, hayatta kalma moduna geçer ve şöyle der:
"Yeterince düşünürsem, acıdan kaçınabilirim."
Ancak gerçekte, bu kadar analiz yapmak kaygıyı artırır ve kendinizi daha da güvensiz hissetmenize yol açar.
Peki, Ne Yapabilirsiniz?
Amaç düşünmeyi durdurmak değil. Zihninizi boşaltmak zorunda değilsiniz. Sadece sinir sisteminize şu mesajı vermek istiyorsunuz: "Şu an tehlikede değilsin."
İşte başlamanız için üç yol:
İsimlendirin: Kendinizi yargılamak yerine ("Neden duramıyorum ki?" demek yerine), sadece "Tamam, beynim beni korumaya çalışıyor" deyin. Bu, aciliyet hissini yumuşatır.
Dikkatinizi Bedene Yönlendirin: Aşırı düşünme zihinde yaşar—bu yüzden nazikçe bedeninize odaklanın.
Elinizi göğsünüze koyun.
Nefesinizi yavaşlatın; derin bir nefes alın ve verirken daha yavaş bırakın.
Etrafınızda görebildiğiniz veya duyabildiğiniz beş şeyi fark edin.
Her Şeyi Şu Anda Çözmek Zorunda Olmadığınızı Hatırlayın: Aşırı düşünme genelde beyninizin geleceği kontrol etme çabasıdır. Ama her sorunun cevabı bu gece bulunmak zorunda değil. Bazı şeyler bekleyebilir. Bırakın beklesinler.
Son Düşünceler
Aşırı düşündüğünüz için zayıf ya da kırılmış değilsiniz. Aksine, beyniniz bir noktada, hazırlıklı olmanın acıdan kaçınmanıza yardımcı olabileceğini öğrendi. Bu, mantıklı bir savunma mekanizması. Ama bir o kadar da yorucu.
Terapi, kendinizi bedeninizde daha güvende hissetmenize ve kendinize daha fazla güvenmenize yardımcı olabilir. Beyninizi kapatmak değil, ona gece nöbetini tek başına tutmak zorunda olmadığını öğretmek üzerine kurulu bir süreçtir.
Eğer bu konu size tanıdık geliyorsa ve üzerinde çalışmak isterseniz, çevrimiçi psikoloğunuz olarak size destek olmaktan memnuniyet duyarım.






Yorumlar