top of page

Tükenmişlik Yoksa Daha Derin Bir Şey mi?

Stres, tükenmişlik ve duygusal yorgunluk arasındaki farkı anlamak.


Genellikle “tükenmişlik” kelimesini, işimizden veya hayatımızdan bunaldığımızda, yorulduğumuzda veya kopuk hissettiğimizde kullanırız. Ancak bazen tükenmişlik olarak adlandırdığımız şey, aslında daha derin bir şey olabilir: Sadece yoğunluktan değil, duygusal düzeyde tükenmiş hissetmekten kaynaklanan uzun süreli bir yorgunluk.


Öncelikle, Aradaki Farkı Tanımlayalım

  • Stres: Genelde kısa vadelidir ve belirli taleplerle bağlantılıdır—son teslim tarihleri, sorumluluklar, baskılar. Sisteminiz “harekete geç” modundadır.

  • Tükenmişlik: Bu stres kronik hale geldiğinde ortaya çıkar. Duygusal tükenmişlik, olaylara karşı kayıtsızlık veya kopukluk ve başarma duygusunda azalma şeklinde kendini gösterir.

  • Duygusal Yorgunluk: Bir adım daha ileri gider. Yıllarca ağır duyguları taşımaktan, hayatta kalma modunda olmaktan, duyguları bastırmaktan veya başkalarına destek olurken kendinizi ihmal etmekten kaynaklanır. Sadece enerjiniz değil, bağlantı kurma, umut etme veya anda olma kapasiteniz de azalır.


Bu Neden Olur?

Sinir sistemimiz ve duygusal kaynaklarımız sınırsız değildir. Sürekli olarak vermek, başa çıkmak veya performans sergilemek zorunda kaldığımızda, sadece fiziksel olarak değil, duygusal olarak da tükeniriz. Duygusal yorgunluk genelde yalnızca yoğun iş yükünden kaynaklanmaz. Şu durumlar da tetikleyici olabilir:

  • Çözülmemiş yas, travma veya içsel çatışmalar

  • Sınır koyamamak veya insanları memnun etme eğilimi

  • “İşlevsel” kalabilmek için duyguları bastırmak

  • Duygusal ihtiyaçlarınızın karşılanmadığı ortamlarda yaşamak

Başka bir deyişle, tükenmişlik sadece işinizle ilgili olmayabilir. Tüm duygusal dünyanızla ilgili olabilir.


Hiç Böyle Hissettiniz Mi?

Belki de şöyle şeyler söylediniz:

  • “Uyuyorum ama hâlâ yorgunum.”

  • “Kendimi artık tanıyamıyorum.”

  • “Yorgun değilim, boş hissediyorum.”

  • “Eskiden umursardım, şimdi sadece hissizim.”

  • “İzin almak iyi geldi ama sorunu çözmedi.”


Bunlar size tanıdık geliyorsa, hissettiğiniz şey stres ya da tükenmişliğin ötesinde olabilir. Duygusal olarak yorulmuş olabilirsiniz ve bu, dikkatinizi ve özeninizi hak ediyor.


Ne Yapabilirsiniz?

Duygusal yorgunluğu şefkat ve dürüstlükle ele almanın yolları vardır. Başlamak için bazı öneriler:

  • Durup Kendinize Sorun: Sadece “Ne kadar yoğunum?” değil, “Gerçekten nasılım?” diye kendinize sorun.

  • Niyetle Dinlenin: Sadece fiziksel değil, duygusal dinlenmeye de zaman ayırın.

  • Duygusal Yükü Sınırlandırın: Özellikle her zaman güçlü olan kişiyseniz, başkaları için ne kadar yük taşıdığınıza dikkat edin.

  • Hissettiklerinizi Yazın veya İsimlendirin: Taşıdığınız şeylere isim vermek yükünüzü hafifletir.

  • Duygusal Sınırlar Oluşturun: Sadece görevleri değil, üzerinize aldığınız rolleri de nerede bırakacağınızı öğrenin.


Terapi Bu Süreçte Nasıl Yardımcı Olur?

Seanslar yüzeydeki semptomlardan daha derine inmenize yardımcı olur. Birlikte, tükenmişliğinizi besleyen şeyleri, geçmiş deneyimlerinizin bu yorgunluğa nasıl katkıda bulunduğunu ve zamanla duygusal kapasitenizi nasıl yeniden inşa edebileceğinizi keşfederiz. Yargılanmadan hissetmenizi, serbest bırakmanızı ve ihtiyaçlarınızla yeniden bağlantı kurmanızı sağlayan güvenli bir alan sunar. Çünkü iyileşme sadece “daha az yapmak” değil, daha fazla desteklenmek, daha fazla görülmek ve daha fazla bütün hissetmekle ilgilidir.


 
 
 

Yorumlar


KVK 88909638

bottom of page